![]() |
![]() |
![]() |
|
|
|||||||||||
| |
|
||||||||||||||
![]() |
![]() |
|
|||||||||||||
![]() |
Madeni taşlarla yapılmışbir yüzük çalışması | |
|||||||||||||
| |
|
||||||||||||||
| |
|
||||||||||||||
| |
FAALİYETLER | KURUCU
ÜYELER |
ALBÜM |
İLETİŞİM |
|
||||||||||
::COĞRAFYASI::TARİHİ::UNUTULMAZLARI::KÜLTÜRÜ::İDARİYAPISI::EKONOMİ::SOSYAL::EYALETLER |
|||||||||||||||
|
K A Z A K İ S T A N 'ı K Ü L T Ü
R Ü |
![]() ![]() KOPUZ |
||||||||||||||
Çadır,
Kazak kültürünü simgeleyen unsurların dombırayla beraber en bilinenidir.
Çadıra Kazak evi de denilmektedir. Geleneksel Kazak
çadırının ana malzemesi keçe, ahşap ve halattır. Günümüzde çadır çeşitli
kutlamalar esnasında özellikle nevruz bayramında kurulur. Kazak çadırının
bel kemiği tavan direği anlamına gelen şanıraktır. Şanırak,
aile demektir. "Şanırağın yüksek olsun"
sözü yeni doğan çocuğa ve anne babasına iletilebilecek en güzel dileklerden
biri kabul edilir. Kazak kültürünün bir diğer ilginç alanı da Kazak sofrasıdır. Sofranın merkezinde et vardır. Kazaklar sığır, at, koyun ve deve etini çok sever. Et yemeklerinin en meşhuru beşparmak, kazı ve mantıdır. İçinde bolca et bulunan jas sorpa ve ak sorpa Kazakların milli çorbasıdır. Kuymak ve bavursak adlı undan yapılan yemekler, Kazak sofrasının değişmeyen diğer lezzetleridir. Kısrak sütünden yapılan kımız Kazakların milli içeceğidir. Gerçek kımız,at derisinden yapılan ve melike ağacının dumanını iyice içine çekmiş özel kımız hazırlama kabı sabada yapılır. Bir diğer meşhur içecekleri ise şubat denen deve sütüdür. |
![]() ŞANIRAK |
||||||||||||||
Kazak
halkının tarihten bugüne yaşattığı hasletlerinden biri kuşkusuz misafirperverliğidir.
Kazaklar misafirlerine kalplerini ve kapılarını sonuna kadar açar. Hele
gelen konuk onlar için özelse ev sahibinin ilgisi baş döndürücüdür. Gelen misafirin şerefine mutlaka hayvan kesilir. Baş köşeye oturtulan misafirin önüne yemeğin sonuna doğru özel olarak pişirilen hayvanın kellesi getirilir. Misafir hayvanın alt çenesinin sağ tarafından bir parça alır. Yedikten sonra çenenin sol yanından bir parça eti ev sahibine ikram eder. Sonra sofrada bulunan herkese elleriyle keserek bir parça et sunar. Erkek çocuğa büyüklerin söz ve öğütlerini dinlesin diye kulak, kız çocuğa çalışkan ve hünerli olsun diye damak, evin hanımına eve göz kulak olsun diye göz verilir. Bu gelenek bugün de sürdürülmektedir. |
![]() ![]() ÇADIR ve Misafire Yemek |
||||||||||||||
Kazakların
milli giysileri çok renkli ve çeşitlidir. Bugün Kazakların geleneksel
giysisi denince akla şapan gelmektedir. Şapan,
uzun, kolları ve yakası olan, erkek ve bayanlar için ayrı ayrı modelleri
bulunan bir elbisedir. Şapan Kazak kültürünü simgeleyen önemli öğelerden
bir tanesidir. Kazaklarda hâlâ yaşatılan bir gelenek de yeni yürümeye başlayan çocuklara yapılan tısav keser yani "çocuğu yürütme" merasimidir. Çocuğun ayağına bir ip bağlanır. Çocuk o merasime gelenlerin arasından seçilen bir konuğun yanına getirilir, seçilen konuk "koşar ol, çabuk yürü" dileğiyle ipi kes |
TISAU KESER TÖRENİ |
||||||||||||||
Sekiz
dokuz yaşlarına gelen bir Kazak çocuğuna şecere
yani atalarını öğretmek de yaşatılan bir başka Kazak adetidir. Kazaklarda düğün ve cenaze merasimleri Anadolu'daki düğün ve cenaze merasimleriyle ortak özellikler içermektedir. Kazaklar arasında atla oynanan avdarıspak ve kökpar oyunları pek meşhur ve eski bir oyundur. Avdarıspak, at üzerindeki iki kişinin birbirini düşürmeye çalışmasıdır. Kökpar ise kesilerek sahanın ortasına bırakılan siyah bir keçinin at üzerindeki oyuncular tarafından kapılması ve belirlenen yere ya da kişiye götürülmesi oyunudur. |
![]() ![]() AVDARISPAK |
||||||||||||||
Kazak
kültüründe özellikle keçe işlemeye dayanan dokumacılığın mühim bir yeri
vardır. Yine yırtıcı kuşlarla avcılık öteden beri süregelen bir Kazak töresidir. Av genellikle kartalla yapılır. Bu işin uzmanına "kus beyi", avlama işine de "kus beyilik" denir. Kazaklarda başta koyun olmak üzere at, inek ve deve çok değerlidir. Kazakların en büyük milli bayramı Nevruzdur. Kazaklarda söz sanatı deyince akla "aytıs" gelir. Aytıs kalabalığın huzurunda dombırayla yapılan bir çeşit gösteridir. Anadolu'da aşıkların, "atışma" ile temsil ettiği bu gelenek Kazakların arasında "akındar aytısı" yani ozanlar atışması adıyla yapılır ve hâlâ yaygındır. |
![]() ![]() Kartal ile AV |
||||||||||||||
Tarihsel oluşum süreci içinde bugünkü Kazakistan toprakları içerisinde üç etnik grup meydana gelmiştir. Bunlara Ulu, Orta ve Küçük Cüz adı verilmiştir. Cüzler, Kazak etnik kimliğinin bir özelliğidir. Her bir cüzün kendisine özgü bir özelliği ve farklılığı vardır. Kazaklar bunu şöyle anlatır: "Ulu cüze değnek ver ki hayvanla uğraşsın, Orta cüze kalem ver ki davayla uğraşsın, Küçük cüze mızrak ver ki düşmanla uğraşsın." Bu atasözünün doğruluğunu üç cüzün gelişim sürecine bakıldığında haklılık payı taşıdığı görülecektir. Ulu Cüz diğer iki cüze göre daha yerleşik ve yarı yerleşik hayat tarzına sahipti. Bunun sonucu olarak tarım ve hayvancılıkta gelişmişlerdi. Orta Cüz, Rusya'nın eğitim merkezlerine yakındı, ilim adamı ve aydınlar daha çok bu cüzden çıkmıştı. Küçük Cüz ise Kazakların savaşçı yanını oluşturuyordu. Kazak ordusunun temeli Küçük Cüz'ün savaşçılarından meydana geliyordu. Bu üç cüze verilen ortak ad ise "Alaş" kavramı idi. Kazaklar bugün bile kendilerini Alaş diye isimlendirmektedir. "Atamız alaş, adımız Kazak, üç cüzün nesliyiz." deyişi meşhurdur. Bilindiği gibi bu üç cüzü 18. yy.da birleştirip bir devlet haline getiren ise Abılay Han'dır. |
![]() ![]() Abılay Han |
||||||||||||||
![]() ![]() ![]() KAZAK CADIRLARI ve CADIRIN İÇİ |
![]() ![]() KazıbekBi,TöleBi,AytekeBi |
||||||||||||||
| |
|
||||||||||||||
KAZAKİSTAN
DOSTLUK DERNEĞİ |
Orta
Asyanın İncisi Kazakistan isimli kitaptan faydalanılmıştır. |
|
|||||||||||||
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|