| |
1. Dönem
İlk dönem: Yapılan araştırmalar sonucunda Kazakistan
topraklarında 8 milyon yıl önce insanların yaşamış olduğu ortaya çıkmıştır.
Kazakistan'ın doğal ve coğrafi özelliklerinden dolayı bu bölgeye gelen
insanlar daha sonraları birleşerek bir araya gelip göçebe hayatı sürdürmüşlerdir.
Avrasya bozkırlarında M.Ö. 13. ile 8. asırlar arasında yaşamış kavimlerin
kullandıkları araç ve gereçleri, kültürel motifleri, dini inanışları Kazak
halkının sahip olduğu kültürel zenginliğin köklerini oluşturmaktadır.
2. Dönem
M.Ö. 8. ile 6. asırlar, Saka, Üysin, Hanlı ve Hun kavimlerinin
devlet kurdukları dönemdir.
Bu devrenin en önemli özelliği bozkırlarda yaşayan kavimlerin
birleşerek devlet kurmalarıdır. Tarihin babası sayılan Herodot'a göre,
Saka olarak adlandırılan kavimler M.Ö. 8. ile 4. asırlar arasında yaşamışlardır.
Yine eski Çin kaynaklarından olan "Hannama"da (M.Ö. 104 - 91.
yıl), eski Türk kavimlerinden olan Üysin, Hanlı, Alan, diğer adıyla Yansay
ve Alşınların, M.Ö. 1. ile M.S. 3. asırlar arasında bu bölgede yaşayan
büyük kavimler oldukları belirtilmektedir. Aynı zamanda bu kavimler sonradan
kurulan büyük Türk devletlerinin de temellerini oluşturmaktadır.
Çok geniş bir bölgeye hakim olan Sakalar, Büyük İskender'i,
Fars komutanları Kiros ve Darius'u durdurmayı başarmıştır.
M.Ö. 3. asırda Mete Han tarafından kurulan Hun Devleti M.S.
3. asra kadar Avrasya bozkırlarında at koşturmuştur. Hunlar Avrupa ve
dünya tarihinde büyük değişiklere yol açmışlar. Hunların yaptıkları seferlerden
kendilerini korumak isteyen Çinliler meşhur Çin Setti'ni yapmışlardır.
Avrupa Hun İmparatoru Atilla, yanına Germen kavimlerini de çekerek Roma
İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olmuştur.
3. Dönem
M.S. 6. ile 13. asırlar, Göktürkler ve Türki devletler dönemi.
Göktürkler 552'de Bumin Kağan tarafından kurulmuştur. Kısa
zamanda bütün Orta Asya'ya hakim olan Göktürkler o devirde dünyanın en
büyük devletleri olan Çin ve Bizans'a karşı koyabilecek güce ulaşmışlardır.
Göktürkler ve kendisinden sonra gelen Batı Göktürkleri, Karluklar, Oğuzlar,
Karahanlılar, Gazneliler ve Kıpçaklar Avrasya tarihinde silinmez izler
bırakmışlardır. Türkler o devirde dünyada belli bir seviyeye ulaşan göçebe
kültürünü de zirveye taşımışlardır. Ticari hayatta da ileri seviyelere
ulaşan Türkler Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan meşhur "İpek
Yolu"nun ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Kazakistan'ın Yedisu bölgesindeki
Sır Vadisi'nde yer alan Otrar, Taraz, Sıganak, Yesi, İsfedcap, Merke,
Balasagun, Savran, Ordakent, Kulan gibi şehirler İpek Yolu üzerinde kurulan
belli başlı şehirlerdir.
Bu şehirler yerleşik kültürle göçebe kültürünün birleştiği
noktalar olmuştur. Bu bölgeler her iki kültürün en güzel yanlarını kendi
kültürel değerleriyle yoğurarak zengin bir Türk Uygarlığı meydana getirmiştir.
11 ile 12. asırlarda Avrasya bozkırlarında Kıpçaklar Deşt-i
Kıpçak adıyla büyük bir devlet kurmayı başarmışlardır. Bu devlette birlikte
yaşama, ortak dili kullanma, asırlarca devam ede gelen göçebe ve yarı
göçebe hayatın getirdiği bağımsız hayat anlayışı, halkın ortak ve değişmez
anlayışı haline gelmiştir.
Tarihi kaynaklarda, Kıpçakların Kazak halkının temelini oluşturduğu
düşüncesi yaygındır. Geçmişi Kıpçaklara dayanan Kazak halkı, bütün Türk
halklarının anayurdu olan bu kutsal topraklara günümüze kadar hakkıyla
sahip çıkmıştır.
4. Dönem
Moğol İstilası Dönemindeki Kazakistan.
8. asırda gerçekleşen Moğol istilası, Kazak halkının temelini oluşturan
kavimlerin birleşerek devlet haline gelmesini iki asır geciktirmiştir.
Cengiz Han komutasındaki Moğol ordusu Türk kavimlerine çok büyük zarar
vermiştir. Moğollar Türk halklarını öldürmekle kalmamış kültürel değerlerini
de ortadan kaldırmıştır. Üretim alanlarını, sulama kanallarını, yerleşim
merkezlerini yıkmışlar ve Türk kavimlerinin uzun zamanda elde ettikleri
birikimleri yok etmişlerdir.
Özellikle kitap zenginliği ve sayısı bakımından Mısır'daki
Aleksandır kütüphanesinden sonra gelen Otrar Kütüphanesi'nin yakılması
ve Türk kavimlerinin kültür ve manevi merkezi olan Otrar şehrinin yerle
bir edilmesi ortak kültürümüze vurulan en büyük darbelerden biri olmuştur.
Moğol istilası Türk kavimlerine büyük zararlar vermekle beraber
onları tamamen yok edememiştir. Aksine önceleri boy boy yaşayan Türklerin
Moğollara karşı birlikte mücadele etme ihtiyacı duymalarını sağlamıştır.
Moğollara karşı güçlü olmak gerektiğini idrak eden Türk kavimleri birleşerek
büyük devletler kurmuşlardır.
5. Dönem
Kazak Hanlığı Dönemi
Moğol istilasından sonra yönetim ve sosyal hayatta etkili
olan Kıpçaklar, iç içe yaşadıkları ve yönetici konumunda olan Moğolları
Kıpçaklaştırmışlardır.
Daha sonraları Canibek ve Kerey Han öncülüğünde Kıpçakların Şeybani kolundan
ayrılarak Kazak bozkırlarına yerleşenlere zamanla Kazak ismi verilmiştir.
"Kazak" adının nereye dayandığı konusunda tam bir fikir birliğine
varılmış değildir. Genel olarak ilim adamı ve araştırmacılar "Kazak"
adının "bağımsız, hür yaşayan, serbest insan ya da halk" manasına
geldiğini söylemektedirler. Çünkü Moğol istilasına karşı çıkıp kendi bağımsızlığını
elde etmeye çalışan kavimlere "Kazak" adı verilmiştir. Zamanla
"Kıpçak" adı "Kazak" adına dönüşerek bağımsız bir
ülke olarak tarihteki yerini almıştır.
Kazak Hanlığı'nın kurulduğu dönemde hayatta olan meşhur tarihçi
Muhammed Haydar Dulati Kazak Hanlığı'nı Canibek ve Kerey Hanların 1456-1466
tarihleri arasında kurduklarını belirtmektedir. Yarım asırda nüfusu 200
binden 1 milyona ulaşan Kazak Hanlığı, özellikle Kasım Han (1511-1523)
döneminde, zamanının büyük devletleri ve Rusya tarafından tanınmıştır.
Haknazar Han (1538-1580) döneminde bugünkü Kazakistan topraklarını
oluşturan İdil ve Yayık Nehirleri arası, Sırderya kıyıları ile Altay ve
Tarbagatay bölgesi tamamen alındı. Yesim ve Tevke hanlar döneminde Kazak
halkının yapılanmasında büyük faydalar sağlayan çeşitli kanunlar çıkarıldı.
Çıkarılan bu kanunlarda halk kurultayının nasıl toplanacağı, hangi boyun
nereye yerleşeceği ve boylar arası ilişkilerin nasıl düzenleneceği ve
buna benzer bir çok konuda maddeler bulunmaktadır. Bu dönemde Kazak Hanlığı'nın
doğusunda 1465'te Jongar Devleti kuruldu. Batıda ise Rusya bir imparatorluk
olarak Kazak Hanlığı sınırlarına dayanmıştı.
Rusya ve Çin devlet siyaseti olarak Kazakistan'ı Asya'nın
giriş kapısı ve anahtarı olarak görüyorlardı. Bu nedenle Kazakistan topraklarını
ele geçirmek için adete birbirleriyle yarışır duruma geçtiler. Bunun neticesi
olarak da Jongarlara silah, malzeme ve asker yardımında bulunmayı vadederek
Jongarların Kazak topraklarına saldırmalarını sağladılar. Jongar saldırıları
1599'dan 1750 yılına kadar devam etmiştir. Bu uzun dönemde meydana gelen
savaşlarda yorgun ve zayıf düşen Kazak halkı yok olma tehlikesiyle karşı
karşıya kalmıştır. Fakat büyük devlet adamı ve siyasi dahi olan Abılay
Han, Kazakların yok olma tehlikesini ortadan kaldırmıştır. Abılay Han
izlediği denge siyaseti sayesinde önce üç cüzü (Kazak boyları) birleştirerek
Jongar tehlikesini bertaraf edip, Jongarların işgal ettikleri toprakları
geri almış. Ayrıca Rusya ve Çinlilerle dahice mücadele ederek Kazak halkının
tekrar güçlenmesini sağlamıştır.
6. Dönem
Rusya'nın Egemenliğindeki Kazakistan
Rusya 1580'li yıllardan itibaren Kazak topraklarını ele geçirmek
için çeşitli planlar yapmış ve bunu hayata geçirmeye çalışmıştır. Kazakların
Jongarlara karşı zayıflamasını da fırsat bilerek bu planlarını ancak 1731'de
Küçük Cüz'ün Hanı Ebulhayır Han'ın Rusya'nın egemenliğini kabul etmesiyle
uygulayabilmiştir. Rusya'nın uyguladığı bu istila siyaseti Ebulhayır Han'ı
Ruslara boyun eğmeye mecbur etmiştir. Zamanla Ruslar planlı olarak Kazak
topraklarını ele geçirerek, aldıkları yerlere Rus nüfusu yerleştirmeye
başlamışlardır. 1917 yılına gelindiğinde Ekim İhtilali öncesi Kazakistan
nüfusunun % 42'si Ruslardan oluşmaktaydı. Bu dönemde hanlık idaresi kaldırılmış,
Kazakların elindeki 72 milyon desyatina (1 desyatina 1.09 hektara eşittir.)
verimli arazi alınıp Ruslara verilmiştir.
Fakat Kazak halkı bağımsızlığını kazanmak için mücadeleden
vazgeçmemiştir. 18. yy.ın sonu ile 1916 yılına kadar geçen zamanda Ruslara
karşı 300 defa ayaklanarak, bağımsızlıklarına kavuşmaya çalışmışlardır.
Ayaklanmaların milli kahramanları ise; Sırım Datoğlu, İsatay Taymanoğlu,
Muhammet Ötemisoğlu, Kenesarı Kasımoğlu, Cankoca Nurmuhammedoğlu, Amangeldi
İmanoğlu, Bekbolat Aşekeyoğlu gibi büyük kahramanlardır.
Milli mücadelelerine aralıksız devam eden Kazaklar, zamanla
çeşitli alanlardaki eksikliklerini de gidermeye çalışmışlardır. 19. yy.ın
ikinci yarısıyla 20. yy.ın birinci çeyreğinde yaşayan; Şokan Velihanov,
Ibıray Altınsarin, Abay Kunanbayoğlu gibi araştırmacı, eğitimci ve şairler
ülkenin bilim ve eğitim alanında gelişmesi için; Alihan Bökeyhanov, Ahmet
Baytursınov, Mirjakıp Dulatov, Mustafa Şokay, Muhammedcan Tınışbayev,
Magjan Cumabayev gibi insanlar da ülkenin idari, ekonomik ve askeri alanda
gelişmesi için büyük gayret sarf etmişlerdir. Yaptıkları çalışmalarla
Kazak halkında milli ruhu uyandırıp, Rus idaresine karşı bilinçli mücadelenin
başlatılması ve bağımsız Kazakistan Devleti'nin kurulması için mücadele
etmişlerdir.
7. Dönem
Komünist Rusya Dönemindeki Kazakistan
Komünist Rus idaresi 74 yıl sürmüştür. Bu süreç iki farklı dönemden oluşmakta
olup, iki ayrı özellik göstermektedir.
Birinci dönemde; 1921-1922 ve 1931-1933 yılları arasında Kazak halkı kasıtlı
olarak aç bırakılmış ve bu durum 3 milyon insanın açlıktan ölmesine sebep
olmuştur. Bu dönemde Kazak halkı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
Yine bu dönemde 30 binden fazla insan idam edilmiş yüz binlerce insan
esir kamplarına gönderilmiştir. Bütün bunlarla beraber Ruslaştırma siyaseti
neticesinde Kazak halkı milli kimliğini, dilini ve dinini kaybetme tehlikesiyle
karşı karşıya kalmıştır.
İkinci dönemde; sanayi, eğitim, sanat ve kültürel faaliyetler gelişmeye
başlamıştır. Kazakistan'ın değişik bölgelerinde üniversiteler, tiyatrolar
ve akademiler açılmıştır. Bu dönemde, Kuanış Satbayev, Muhtar Avezov,
Yusufbek Aymatov, Saken Seyfulin, Gabit Musirepov, Sancar Asfendiyarov,
Külaş Bayseyitova ve Sara Jiyenkulova gibi şahsiyetler yetişmiştir. Fakat
bu dönem de Kazak halkı için çok zor ve çileli geçmiştir. Ruslaştırma
siyasetinin doruk noktaya ulaşması sebebiyle sonunda kazak gençleri Komünist
Rus idaresine karşı 1986 yılı Aralık ayında ayaklandılar. Resmi kaynaklar
bu ayaklanmanın, Kazak olan Dinmuhammed Kunayev'in görevden alınıp, Rus
Kolbin'in Kazakistan Komünist Partisi Genel Sekreterliği'ne getirilmesinden
dolayı çıktığını söyleseler de, aslında ayaklanma; Komünist parti diktatörlüğüne,
Ruslaştırma siyasetine, nükleer silah üretim sahalarının Kazakistan'da
ve Kazakların yoğunlukta olduğu bölgelerde kurulmasına ve ekolojik kirlenmenin
çok büyük boyutlara ulaşmasına karşı yapılmıştır.
1986 Aralık ayında olan ayaklanmanın Ruslara karşı yapılan
önceki ayaklanmalardan farkı yoktur. Bilakis önceki ayaklanmaların devamı
niteliğindedir. Bu ayaklanma Sovyetler Birliği idaresindeki diğer ülkelerin
de uyanmasına ve onların da bağımsızlık mücadelelerinin başlamasına misal
teşkil etmiştir.
8. Dönem
Bağımsız Kazakistan Dönemi:
1991 Yılı
- Kazakistan'ın Bağımsız bir devlet olduğu ilan edildi.
- İlk defa devlet başkanı halk tarafından seçildi.
- Sovyet Sosyalist Kazakistan Cumhuriyeti yerine Kazakistan Cumhuriyeti
ifadesi kullanılmaya başlandı
- Almatı`da Bağımsız Devletler Topluluğu Kuruldu.
- Nükleer Silahların denendiği Semey Poligonu kapandı.
- Kazak astronot Toktar Avbekirov ilk defa uzaya çıktı.
- Kazakistan elmas ve altın vakfı kuruldu.
1992 Yılı
- Kazakistan Birleşmiş Milletlere üye oldu.
- Kazakistan Milli Ordusu kuruldu.
- Bağımsızlığın sembolü olan bayrak, milli marş, milli amblem kabul edildi.
- Almatı'da Dünya Kazaklarının I. Kurultayı toplandı.
- Kazakistan Uluslar Arası Ekonomik İşbirliği Örgütüne girdi.
- Kazakistan'ın Türkiye, Rusya, Almanya, İran, Azerbaycan, Fransa, Beyaz
Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Moldavya, Türkmenistan, Özbekistan ve Ukrayna'da
elçilikleri açıldı.
1993 Yılı
- İlk anayasa kabul edildi.
- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kuruldu.
- Savunma Bakanlığı kuruldu.
- "Tenge" para birimi olarak kabul edildi.
- Halk Birliği Teşkilatı kuruldu.
1994 Yılı
- İkinci Kazak astronot Talgat Musabayev uzaya uçtu.
- Nursultan Nazarbayev "Avrasya Birliği" adıyla Avrasya'da yer
alan ülkelerin birlik kurması fikrini ortaya attı.
- Komünist idare döneminde yasaklı bulunan Sultanbek Kojanov, Saken Seyfulin,
İlyas Jansugurov, Beyimbet Maylin gibi Kazak aydınlarının 100. doğum yıl
dönümleri resmi olarak ve büyük törenlerle ilk defa kutlandı.
- Kazakistan NATO ile ilişkilerin geliştirilmesi için anlaşma imzaladı.
1995 Yılı
- Kazakistan Halkları Asamblesi kuruldu.
- Anayasa yeniden düzenlendi.
- Parlamento seçimleri yapıldı.
- Devlet Başkanının görev süresinin 2000 yılına kadar uzatılması için
referandum yapıldı.
- UNESCO'nun desteğiyle Kazak halkının büyük şairi ve mütefekkiri Abay
Kunanbayev'in doğumunun 150. yılı törenlerle kutlandı.
- İlk Kazak astronotları Toktar Avbekirov ve Talgat Musabayev Kazakistan'ın
halk kahramanları olarak ilan edildi.
1996 Yılı
- Almatıda Bağımsızlığı temsil eden heykelin açılışı yapıldı.
- UNESCO ile beraber büyük halk şairi Jambıl Jabayev'in doğumunun 150.
yıl dönümü kutlandı.
- Akmola Üniversitesinin adı Güilyov Avrasya Üniversitesi olarak değiştirildi.
- Yüksek Anayasa Kurulu kuruldu.
1997 Yılı
- Kazakistan'ın başkenti Almatı'dan Akmola'ya taşındı
- Kazakistan 2030 yılına kadar devam edecek bir devlet programını kabul
etti.
- UNESCO'nun da katıldığı törenlerde doğumunun 100. yılında büyük yazar
araştırmacı Muhtar Avezov anıldı.
- 1997 yılı, "Kazakistan'da yaşayan değişik milletler arasında 'Barış
ve Kardeşlik' yılı ve aynı zamanda komünist idare döneminde öldürülen
milli kahramanları anma yılı olarak ilan edildi.
1998 Yılı
- Yeni başkent Akmola'nın adı Astana olarak değiştirildi.
- Milli tarihçi ve yönetici Muhammet Haydar Dulati doğumunun 500. yıl
dönümünde anıldı.
- 1998 yılı "Birlik ve Tarih Yılı" olarak ilan edildi.
1999 Yılı
- Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Nursultan Nazarbayev yeniden Cumhurbaşkanlığına
seçildi.
- Kazakistan petrollerinin 100. yılı kutlandı.
- Jeolog ilim adamı Kanış Satbayev'in UNESCO çapında doğumunun 100. yılı
kutlandı.
- 1999 yılı Kazakistan Halkları Birliği ve Gençlik yılı olarak ilan edildi.
2000 Yılı
- Türk Halklarının "altın beşiği" olarak adlandırılan Türkistan
şehrinin kuruluşunun 1500. yılı kutlandı.
- Almatı'da Kazakistan'ın en büyük merkez camisi hizmete açıldı.
- Kazakistan İlim ve Eğitimcilerinin II. Kurultayı toplandı.
- 2000 yılı "Milli Kültürü Destekleme" yılı olarak ilan edildi.
2001 Yılı
- Bağımsız Kazakistan'ın 10. yıl dönümü kutlandı.
- Almatı il merkezi, Taldıkorgan'a taşındı.
- "Kazakistan ilim ve eğitimini geliştirme" kanunu kabul edildi.
- Aktav şehrinde Kazak gençlerinin 1. kongresi toplandı.
- 2001 yılı "Ulaşım Yolları Yılı" olarak ilan edildi.
2002 Yılı
- 2002 yılı "Sağlık Yılı" olarak ilan edildi.
- UNESCO'nun desteğiyle Taraz şehrinin 2000. kuruluş yıl dönümü kutlandı.
- Türkistan'da Dünya Kazaklarının II. Kurultayı yapıldı.
|
  |
|
|